Renk...bir kelebeğin kanadındaki çırpınışlarda, kısacık ömründe hayata tutunma çabalarında. Eğer bir renginiz varsa ne mutlu size. Eğer gerçekten bir renginiz varsa sahip çıkın ona sizden almaya çalışacaklara inat sımsıkı sarılın.
Aslında hayatımız bir renk... Sevinçlerimiz bir renk, acılarımız bir renk, umutlarımız, heyecanımız bir renk. Hepsine tek tek sahip çıkın. Hepsini tek tek bir anne şefkatiyle sevin... Sonra bir renk cümbüşü yaratın, orada boğulun. Çünkü mutluluk orada. Rengin varsa mutlusun işte. Mavisiyle, sarısıyla, kırmızısıyla... Hepsiyle beyazsın. Safsın,temizsin... Kirletmemişsin rengini... Gülümse.
Yaşamın renklerini verseler elime, hükmetsem tüm bu ahenge... Boyasam her gün değişik bir renge. Bir ışık demeti gibi yükselsem gökyüzüne. Varolsam uçsuz bucaksız derinliklerinde. Bir yol göstersem yolunu kaybetmişlerse. Kelebek yapsam hepsini... Hep beraber yakalasak rengi tutsak kanadından çevirip yüzümüze doyasıya öpsek.
15 Aralık 2015 Salı
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
İçerdeyiz, kendimiz dahil her şeyin dışında
Dışardayız; sarı güneşin altında, caddelerde, parklarda, kafelerde... Tekerleri dönüyor arabaların tekerleri duruyor, ışıklar renk değiştir...
-
Dışardayız; sarı güneşin altında, caddelerde, parklarda, kafelerde... Tekerleri dönüyor arabaların tekerleri duruyor, ışıklar renk değiştir...
-
Nedendir bilmem, mevsimlerden sonbaharı her zaman daha çok sevmişimdir. Yaprakların değişik renklerde oluşunun cazibesi mi etkiler yoksa rom...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder